logo

Tarihsel Bakış

Gordion antik dünyanın en önemli yerleşimlerinden biridir. Öncelikli olarak, MÖ 1. Binin erken dönemlerinde orta Anadolu’da hüküm sürmüş olan Friglerin politik ve kültürel başkenti olarak bilinmektedir. Gordion, anıtsal Frig mimarisi, MÖ 800’e tarihlenen geniş tahribat tabakası, Frig kraliyet ailesine ve aristokratlarına ait zengin mezarları ile Frig uygarlığı için başlıca arkeolojik yerleşim yeridir. Antik bir uygarlığın ulaştığı materyal seviyeyi aydınlatmada Atina, Roma, Pompei, Hitit başkenti Hattuşa ve Babil ile aynı seviyededir.

A winding path through a field, camels traveling the path. A massive mound in the distance.

Gordion’da yaşam erken Bronz Çağında, MÖ 2500 civarında başlar ve yerleşime komşu Yassıhöyük köyünde yaşam hala devam etmektedir. Bu uzun dönem boyunca, arkeologlar sadece birkaç kesinti tespit edebilmişlerdir. Alanın çekiciliğinin nedenleri arasında, Anadoludaki önemli ticaret yolları üzerinde bulunması, Sangarios (modern Sakarya) ırmağının zengin suları ve tarıma elverişli geniş toprakları yer almaktadır.

Temsil edilen dönemler, Bronz Çağı (MÖ 2500-1200), Demir Çağı (MÖ 1200-550, burada Frig dönemi ile eşanlamlı), Akhamenid Pers (ya da Geç Frig) Dönemi (MÖ 550-330), Hellenistik Dönem (MÖ 3.-1. yüzyıl), Roma İmparatorluğu (MS 1.-5. yüzyıl), Ortaçağ (MS 6.-14 yüzyıl), Osmanlı Dönemi (MS 15.-20. yüzyıl) ve 1923’de Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ile başlayan Modern Çağ. Ortaçağ öncesi yerleşme, bugün arkeolojik alanın merkezi olan höyüğü oluşturur. Höyüğün modern Türkçedeki ismi Yassıhöyük’tür ve “yassı tepeli yerleşme höyük” anlamındadır.

A cracked square tile of a solider on a horse.

Daha üst seviyelerde yer alan Frig dönemi anıtsal yapıları nedeni ile Bronz Çağ Gordion’u hakkında bilgimiz sınırlıdır. Ana yerleşmeden fazla uzak olmayan, modern köy sınırları içindeki tepede eski Hitit Krallığı dönemine (MÖ 17.-15. yüzyıl) ait mezarlık yer almaktadır. Yerleşmeden gelen birkaç Hitit yazıt örneği ve büyük Hitit merkezlerinden ele geçenlere benzer seramik örnekleri, bir şeklide geniş Hitit alanı içinde yeraldığı önerisini getirmektedir. Gordion’un, Hitit İmparatorluğunun MÖ 1200’de yıkılışından etkilendiğine dair kanıtlar yetersizdir.

Takip eden Gordion erken Demir Çağı döneminde, paralelleri güneydoğu Avrupa’da bulunan el yapımı yeni bir seramik türü ortaya çıkar. Bu seramik türü, daha sonraki Yunan yazarlarından bilinen, güneydoğu Avrupa’dan Anadolu’ya göç etmiş olan Friglerin varlığının kanıtı olarak kabul edilir.

Gordion, Frig uygarlığının ana merkezi ve MÖ geç 8. yüzyılda (Orta Frig Dönemi) hüküm sürmüş olan ünlü Frig kralı Midas’ın şehri olarak bilinmektedir. Frig materyal kültürü Gordion’da 11. yüzyılda başlayan basit bir köy yerleşiminden, MÖ 800 civarında gerçekleşen büyük yangının önce ve sonrasında iki büyük kaleye (erken ve orta Frig), MÖ 4. yüzyıl içlerine kadar güçlü bir şekilde izlenebilmektedir. Kent başlangıçta bağımsız Frig eyaletinin (en azından Midas’ın yönetiminde) başkenti idi. Ancak daha sonra farklı gçlerin eline geçti: Lydia batı Anadolu krallığı (MÖ 6. yüzyılın ilk yarısı), ve daha sonraki iki yüzyıl için Pers İmparatorluğu.

A plowed field with a massive mound in the distance. A horse and buggy cross the field.
Şekil 3|Tümülüs W, Frig kraliyet gömülerinden bilinen en erkeni. Alandaki ikinci büyük yığın. MÖ 850 civarı.
A miniature hut made of white stone slabs in a rectangular hole.
Şekil 4|Tümülüs O, Hellenistik dönemden bir elite ait taş mezar. Örten toprak kazılar sırasında kısmen kaldırıldı.

Makedonyalı Büyük İskender MÖ 334’de dünyayı değiştiren, Pers İmparatorluğu’na karşı gerçekleştirdiği büyük kampanyasına başladığında, ilk yılında Gordion’a geldi ve büyük ihtimalle kışı orada geçirdi. İskender’in geç Frig kalesinden kalanlarla karşılaşmış olması muhtemeldir. İskender’in ordusunun, Pers İmparatorluğunun son kralı 3. Darius’u karşılamak üzere Kilikya’ya hareketinden önce Gordion’un birliğin toplanma noktası olduğu gerçeği ışığında daha azı mantıksızdır. İskender’in Gordion’da kalması ayrıca tarihin en büyük gizemli olaylarından birine yol açmıştır, Gordion düğümünün kesilmesine.

A gold ring with a red stone with an anchor carved into it.
Şekil 5|Roma döneminden, çapa motifli taş kakmalı altın yüzük. Roma dönemi ile ilişkilendirilen ken dışındaki mezarlıklardan birinden.

İskender’in ziyaretini takip eden yıllarda, İskender’in zaferinin ardından ve Roma İmparatorluğu’ndan önce, Gordion, Frig kalesinden Hellenistik dönemin büyük bir şehrine dönüştü. Yerleşme dönemin neden bu şekilde adlandırıldığının güzel bir örneğidir. Hellen kültürünün eski Yunan dünyasının sınırlarını aşarak tamamen farklı kültürel geçmişe ve etnik gruplara ait bölgelere yayılması. Önceleri çok sayıda olan Frig dilinde yazıtlar kesilir. Onların yerine Yunan dilinde yazıtlar, bazen Yunan, bazen Yunanca yazılmış özel isimlerle ortaya çıkar. Yunan tanrılarına tapınılır ya da en azından bilinir. Geleneksel Frig eşyalarının yerini, özellikle seramik, Yunan tipleri alır. Nüfus Frig, Anadolu halkları, Persler ve Yunanlılarla karışmış olmalıdır. 3. yüzyılın ortalarından sonra, Keltler ya da Galatlar, batı Avrupa’dan göç etmiş ve Anadolulu yöneticiler tarafından paralı asker olarak alınmışlardır. Gerçekten de Gordion’un gelişen bir Hellenistik kent oluşunun beklenmedik sonunu Keltlerin varlığı getirmiştir. MÖ 189’da, Romalı general Manlius Vulso, Pergamon krallığının emrinde, Gordion’a gelmiş ve Gallere karşı bir keşif düzenlemiştir. Kenti terk edilmiş halde bulmuştur. Halk onun gelişinden önce kaçmıştır.

Gordion’un eski Kale Höyüğünün batı yarısında yeniden inşa edilmesi, genç Roma İmparatorluğu zamanında, MS 1. yüzyılda olmuştur. Binalar, erken dönemlerin aksine, Roma tarzında, dört ana yönde yerleştirilmişlerdir. Yeni yapılanma bir Roma kolonisini temsil ediyor olabilir. Yeni kazılar askeri bir fonksiyonu olduğunu göstermektedir. Roma kılavuzlarında, Gordion’un genel çevresinde bahsedildiği şekilde kent Vindia ya da Vinda gibi farklı bir isim almış olabilir. MS 2. yüzyılda, Galatya’nın gelişen bir Roma eyaleti olan Ancyra (modern Ankara)’nın komşusu olarak Gordion zenginlikten faydalanmış görünmektedir. 175 ile 3. yüzyıl arasındaki boşluktan sonra, kent erken Bizans dönemi içlerine kadar (6. yüzyıl) yerleşim görmüştür. Bir başka boşluğu Geç Bizans/Selçuk/erken Osmanlı dönemlerindeki yerleşimler izler (13-15. yüzyıllar). Geç Osmanlı dönemi boyunca, yerleşim merkez höyüğün batı yarısında, Bebi köyünde, yoğunlaşmıştır. Bu köy 1921 yılında Sakarya Meydan Savaşı sırasında tahribata uğramıştır (Türk Kurtuluş Savaşı). Siperler, şarapnel parçaları ve bazı insan kalıntıları bu dönemi hatırlatır. Modern Yassıhöyük köyü Gordion’daki devamlı yerleşmelerin bugünkü temsilcisidir.

Bibliyografya